Doğa, Sağlık ve Telsiz: POTA (Parks on the Air) Serüvenim

1990'dan beri süregelen amatör telsizcilik hobimin içinde POTA'ya olan ilgim yaklaşık 3-4 yıl önce başladı. Ancak benim için bu hobi, sadece teknik bir uğraşın ötesinde, sağlığımı koruma yolunda attığım en keyifli adım oldu. Doktorların yürümem gerektiğini söylediği bir dönemde, bu fiziksel aktiviteyi hobimle birleştirme fikri doğdu. İşte POTA (Parks on the Air) ile tanışmam tam da bu şekilde, hem hareket etmek hem de telsiz başında olmanın verdiği huzuru bir araya getirme arzusuyla gerçekleşti.

POTAPOTA Nedir? Aktivasyon Nasıl Yapılır?

POTA, dünya genelinde belirlenmiş parklara telsiz ekipmanınızla giderek orayı "aktive etme" etkinliğidir. Bir parkın aktivasyonunun resmi olarak geçerli sayılabilmesi için o parkın sınırları içerisinden (veya yürüyüş yollarından) en az 10 QSO (bağlantı) yapmanız gerekir. Bu görüşmeler CW (Mors), SSB veya dijital modlarda olabilir; ancak benim kişisel tercihim ve uzmanlık alanım çoğunlukla CW üzerinden çalışmak.

Hafif Ekipman, Yüksek Motivasyon: Çantamda Neler Var?

POTA çalışmalarımda genellikle QRP (düşük güç) çalışmayı tercih ediyor, 5 ile 10 watt arası bir güçle çıkış yapıyorum. Doğada mobil olmanın anahtarı, ekipmanı taşınabilir tutmakta saklı. Çantamın olmazsa olmazları şunlar:

  • QRP telsiz cihazı ve bataryası.
  • Portable (taşınabilir) anten ve 15 metrelik anten kablosu.
  • CW için maniple.
  • Görüşmeleri anlık kaydetmek için bir logbook (kayıt defteri).
  • Ruh halimi ve enerjimi tamamlayan bir termos dolusu sıcak çay veya kahve.

Parkta aldığım manuel kayıtları, eve döndüğümde titizlikle temize çekerek Parks on the Air sitesine yüklüyorum.

İz Bırakan Parklar ve Unutulmaz Bir Anı

İstanbul’da bugüne kadar pek çok parkı aktive etme şansım oldu. Bunlar arasında Avcı Koru ve Heybeliada’daki Değirmen Burnu Tabiat Parkı'nın yeri bende çok ayrı; çünkü bu parkların ilk aktivasyonlarını bizzat ben gerçekleştirdim. Son olarak Moda Sahil Parkı ve Fenerbahçe Parkı’nda da keyifli çalışmalar yaptım.

Ancak telsizcilik kariyerimin en unutulmaz anlarından birini Romanya'da yaşadım. Sadece 5-10 watt gibi düşük bir güçle (QRP), CW üzerinden Amerika ile bağlantı kurmayı başardım. Sinyaller o kadar net geliyordu ki, ilk başta bir arkadaşımın şaka yaptığını sandım; ancak log kayıtları onaylandığında bu uzak mesafe (DX) başarısının gerçekliğini idrak ettim.

İdeal Bir POTA Deneyimi

Benim için bir parkın "ideal" olması, sadece coğrafi konumuyla değil, sunduğu huzurla ölçülür. Oturacak bir yeri olan, elektriksel gürültüden (noise) uzak ve insan kalabalığının çok yoğun olmadığı sakin köşeler, telsiz başında geçirdiğim süreyi çok daha verimli kılıyor.

Doğanın sessizliğinde, Mors kodlarının ritmiyle dünyaya bağlanmak benim için paha biçilemez bir deneyim. Bir sonraki aktivasyonda, bir başka parkın ağaçları altında görüşmek üzere!

73!